içerik pazarlamasının tarihi

İçerik pazarlamasının tarihi sektördeki uzmanlar tarafından uzun süredir tartışılagelen bir konudur.

Otoritelerin bazıları içerik pazarlama yöntemlerini mağara duvarlarına resim çizilen dönemlere dayandırırken, bazıları matbaanın icadından sonra gerçekleşen broşürler vb. basılı yayınlar sonrası gerçekleştiğini savunurken gerçek anlamda içeriğin demokratikleşmesinin internet yoluyla gerçekleştirilen kitle iletişim araçları sayesinde olduğu kabul ediliyor.  

İçerik pazarlamanın tarihi süreçlerini ve gelişimini incelemek şirketler adına pazarlama stratejilerini geliştirmek adına çok önemli avantajlar sağlıyor. Geçmişe bakarak pazarlama stratejilerinde yapılan hatalardan ders çıkarma ve başarılı yürütülen çalışmaları örnek almak için de içerik pazarlamanın tarihini bilmek daha iyi stratejiler yönetebilirsiniz. İçerik pazarlama tarihinin gelişimine bir göz atalım;  

1880’ler-1890’lar:  Tüketici Odaklı İçerik Üretimi

Teknolojik gelişmeler ile birlikte şirketler müşterileri ile daha etkili iletişim kurabilme yollarını da keşfetti.

Teknolojik gelişmeler ile sadece iletişim değil ulaşım alanında da gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler de içerik pazarlaması yöntemlerinin de gelişmesine fayda sağladı. Yeniliklere ayak uyduran firmalar da önceden imkansız gibi görülen tüketiciler ile iletişim kurma fırsatından yararlandılar.

Markalar yalnızca müşterilere kolay yollarla reklam vermek değil onların aklındaki sorulara da çözüm bulabilmek, cevap verebilmek için tüketicilerin ihtiyaçlarını ve ilgi duydukları şeyleri de dikkate aldılar ve bu alanda çalışmalar yaptılar. 

Bu çalışmaları ilk uygulayan markalardan biri de John Deere firmasıydı. Çiftçilik alanında atılım yapan firma kendi ürünlerini tanıtan bir dergi yayımladı. Tabi bu dergide sadece marka ve ürün reklamı yapmadı. Bunların yanında tüketicilere ilgi çekici içerikler ile onlara faydalı ve eğlenceli bilgiler de verdiler. Bu da stratejilerinin başarılı bir şekilde ilerlemesine yarar sağladı. Tüketiciler ile marka arasında güçlü bir ilişki kurulmasını sağladılar. 

Firmanın yaptığı bu yenilikçi atılım onlara hak ettiklerini fazlasıyla almalarını sağladı. Derginin 4 Milyonu bulan bir okuyucu kitlesi oluştu. Günümüzde ise 40  ülkede yayımlanan bir dergi haline geldi. Bu içerik pazarlama stratejisini etkili kullanmanın önemini ve sonuçlarının neler olabileceğini görebilmeniz açısından şahane bir örnektir. Benzer uygulamaları uygulayıp başarılı sonuçlar alan başka firmalar da oldu. Fransız lastik üreticisi Michelin bu firmalardan biridir.

1900’ler-1910’lar: Niş Pazarlama Gücü

1889 yılında Jell-O isim satın alan Genesee Gıda Şirketinin patronu Francis Woodward istediği satış oranlarını yakalayamıyordu. Hatta beklenilenin çok çok altındaydı. Şirketi satmayı bile düşünen şirket sahibi pazarlama yaparken kullandığı stratejileri değiştirme yoluna gitti.

1902 yılında Genesee Food Company,  Jell-O’yu “Amerika’nın En Favori Tatlısı” sloganıyla kitlelere tanıtma yoluna gitti. Bunu da  Ladies Home Journal’a reklamlar vererek gerçekleşrtirdi ve çok büyük satış rakamlarına ulaştı. Woodward’ın şirketi için The Ladies Home Journal hedef kitleye ulaşabilmek adına çok etkili bir kanaldı.

Çünkü ev hanımlarının takip ettiği bir yayına reklam vermek içerik pazarlama adına önemli bir adım sayılabilirdi. 

Şirket satışlarını arttırmak için sadece bu yolu kullanmadı. Başka yöntemlere de başvuran şirket yeni pazarlama kampanyası yürütmek amacıyla 3 inç boyutlarında bir reklam çıkardı ve Woodward’ın satış görevlileri Jell-O yemekleri yapmak için “en çok satanlar” tariflerini ücretsiz olarak dağıttı.  Yapılan çalışmalar sonuç verdi ve kampanya sonunda  1906’ya kadar  1 milyon dolar satış yapmış ve yılda 15 milyon adede kadar kitabın dağıtımını yapar hale geldi.

Yürütülen kampanyalar şirketin ürün ve hizmetleri için potansiyel müşterilerine hitap eden onların ilgi ve isteklerini karşılayan kampanyalar olduğu için başarılı sonuçlar almalarını ve markanın hitap ettiği kitlelerin artarak ününe ün katmasını sağladı.

Fakat teknolojik gelişmeler 20. Yüzyıldan itibaren üstüne yeni gelişmeleri eklemeye devam ettikçe, pazarlamacılar da potansiyel müşterilerine ulaşabilmek amacıyla yeni yöntemleri uygulamaya başladılar.

1920’ler-1930’lar: Pazarlama ve Radyo Dönemi

1920’li yıllardan itibaren teknolojik gelişmeler ile radyo en çok tercih edilen iletişim aracı oldu. Kitlelere ulaşmak isteyen pazarlamacıların başvurduğu en önemli araç radyo oldu.

Sears-Roebuck ve Company, firmaları tarım sektöründeki kişilere radyo ile ulaştılar ve iletişim sağladılar. Bu yöntemle çiftçilere işlerine yarayacak faydalı bilgiler de verdiler.

Bu çalışmaların başarılı olması sonucu şirket kendi yayın istasyonlarını kurdular. Sears-Roebuck Tarım Vakfı tarafından sağlanan içeriğe sahip WLS radyosu, 1924 yılında  müzik ve komedi sanatçıları, çiftlik ve sivil programlama gibi birçok alanda içerikler ile yayın hayatına başladı.

Sears-Roebuck, bu yöntemden sağladığı faydayı en üst seviyeye taşıyarak kitlelerin yayınları takip edebilmesi amacıyla radyo satışı da gerçekleştirdi.

1940’lar-1950’ler: Reklamın, İçerik Pazarlamada Tekelleşmesi

20. yüzyılın ortalarına gelindiği zaman, reklam sektörü çok büyümüştü ve medyayı tekelleştirmişti. İçerik pazarlamasıyla ilgili daha az bilgi vardı ve çok belirgin kampanyalar yoktu. Bu dönemim kazananı reklamlar oldu.

1960’lar-1970’ler: Çok Kanallı Kampanyalar Dönemi

1960’lı yıllardan itibaren televizyonun etkinliği tüm Dünya’da hissedilmeye başlandı. Şirketler birçok medya aracılığı ile markalarını ve ürünlerini tanıtabilmek için yeni fırsatlar elde ettiler. Bu anlamda yaptıkları çalışmalar ile çok kanallı kampanya dönemi başladı. 

Şirketler ürün ve hizmetlerinin kitlelere tanıtımıyla onlara ulaşabilmek amacıyla televizyon, radyo, dergi, gazete ve daha fazlası için her yerde aynı içerikten oluşan kampanya ve sloganların yer aldığı içeriklere yer verdiler. Bu dönemde uygulanan ​​stratejide, aynı kampanyayı birden fazla kanalda yayınlamak anlayışı hakimdi. Yeni kampanyalar ortaya çıkarmak mali açıdan oldukça zorlayıcı oluyordu. Bu sebeplerden markalar hedef kitlelerine ulaşabilmek amacıyla yatırımlarını tek bir kampanya üzerinden yaptılar.

Bu yapılanlar, aynı mesajı farklı kanallarda kullanma faaliyetleri açısından da yol gösteren bir çalışma oldu. Bir nevi içerik pazarlama stratejisinde yeni bir vizyonun gelişmesine katkı sundu.

1980’ler: Televizyondan Çizgi Romanlara Geçiş

İçerik pazarlaması, reklamcılıkta ve kanal patlamasıyla birlikte müşterilerin ilgisini çekmeye odaklanarak yükselişe geçti

Bu alanda verilebilecek en önemli örneklerden biri GI Joe’dur. 1982 yılında Hasbro oyuncak üreticisi “GI Joe: Gerçek Amerikan Kahramanı” adlı bir çizgi roman üretimi yapmak amacıyla Marvel ile işbirliğine gitme yolunu tercih etti.

 O dönem televizyon reklamcılığında reklamcılık yasaları gereği bir oyuncak reklamıyla alakalı animasyon filmi kısıtlı şekilde yapılabiliyordu. Hasbro firması da büyük bir artılım yaparak, yalnızca çizgi roman tanıtımı için bir TV reklamı oluşturmaya karar vererek çok daha fazla animasyon içermelerine müsaade etti.

Bu yöntem daha önce uygulanmamıştı. Bu çok büyük bir adımdı.

1990’lar: Dijital Çağ  ve İçerik Pazarlamasının İnternete Adımı

1990’lı yıllardan itibaren pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi açısından birçok alanda değişiklikler kaçınılmaz hale geldi. Bilgisayarın kullanım alanının artması ile birlikte pazarlamacılar, dijital değiştirmelere ağırlık verdiler. Şirketler içerik pazarlama faaliyetlerini web siteleri bloglar ve e-postalar aracılığı ile gerçekleştirmeye başladı. E-posta bültenleri, e-ticarete yönelim hız kazandı. 

Uzmanların içerik pazarlamasının demokratikleştiği dönem olarak da  bu dönemi göstermelerinin nedeni internet bağlantısı olan herkesin  içerik oluşturarak bu içeriği geniş kitlelere ulaştırabilme imkanı bulmasından kaynaklanmaktadır. İnternetin olmadığı dönemde çok büyük maliyetler ödeyerek yapabilecekleri ürün ve hizmet tanıtım faaliyetlerini internet sayesinde ücret ödemeden veya çok az maliyet ödemesiyle yapabilirler. Bazı araç ve ağlar içerik pazarlamasında dijitalleşmenin önünü açtılar. Bu öncü araç ve ağları da inceleyeceğiz;

  • Bloglar

İlk blog, 1994 yılında Justin Hall adında bir Swarthmore Koleji öğrencisi tarafından kuruldu. 

Kişiler blogları kişisel bir günlüğün çevrimiçi bir versiyonu olarak kullanırken, şirketler ve medya devleri de markanın imajını ve marka bilinirliğini arttırarak izleyicilerini eğlendirmek amacı taşıyan bir forum olarak kullandılar.

 

2000’ler: Sosyal Ağların Yükselişi

  1. yüzyılda kitleleri peşinden sürükleyen adeta günlük yaşamın bir parçası haline gelen sosyal ağlar ortaya çıktı. Sosyal ağlar şirketler için ürün ve hizmetlerini kitlelere en hızlı ve etkili bir biçimde tanıtabilmek, müşterilerle iletişimi sürdürebilmek adına eşsiz birer içerik pazarlama araçları haline geldiler.  Facebook, Twitter, YouTube ve Instagram gibi kanalları kullanarak bu amaçlarına ulaşmaya çalıştılar. Tabi yeni kanallar yeni zorlukları da beraberinde getirdi. Markalar rekabet ortamında diğer firmaların önüne geçmek için ve yeni sisteme ayak uydurabilmek için birbirleriyle yarıştılar.

 

  • Facebook

Facebook günümüzde kullanımı var olan anlamı ile ilk kez 23 Ekim 2003 yılında faaliyete geçti. Facebook her geçen gün hatta her geçen saat, dakika daha da popüler olmaya başladı. Bu sosyal ağ ve kurucusu Mark Zuckerberg o kadar popüler oldu ki, “Sosyal Ağ” adlı filme de ilham kaynağı oldu. Günler geçtikçe kullanıcı sayısı akıl almaz şekilde artış gösterdi.

2015 yılına gelindiğinde aylık 1.5 milyar aktif kullanıcıya sahip olan sosyal medya platformunda 50 milyondan fazla işletmeye ait sayfa vardı. Bu da pazarlama faaliyetleri için ne denli tercih edilen bir sosyal medya platformu olduğunu çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor.  7 den 7 e her kesimden kullanıcıya sahip olan sosyal medya platformunda  firmalar Facebook aracılığı ile ürün ve hizmetlerini tanıtarak tüketiciler ile iletişime geçme konusunda yeni bir döneme girdiler. Firmalar hem kullanıcılarına etkili içerikler sunuyor hem de  kitlelerin nelere ilgi duyup, nelerden hoşlanmadıkları konusunda da iyi bir gözlem de bulunabilme şansına sahip olabiliyorlar.

  • Youtube

Videolar pazarlama faaliyetlerinde kitleleri etkileme çalışmaları açısından çok önemli araçlardır.  Hedef kitleyi yakalayabilmek amacıyla sesli bir reklam aracı ya da sadece bir görsel içeren reklam aracı kullanmaktansa hem sesli hem de hareketli bir reklam aracı kullanmak tartışmasız hedefe ulaşmada işlerinizi daha kolay hale getirecektir.  Benzersiz, eğlenceli ve bilgilendirici video içerikleri üreterek şirketler hedef kitlelerine ulaşma da videoları kullanırlar. İşte en etkili ve en çok kullanıcıya sahip video izleme sitelerinden biri de şüphesiz Youtube’dur.  

2005 yılında eski PayPal çalışanları Chad Hurley,  Jawed Karim, Steve Chen tarafından kuruldu. 2016 yılına gelindiğinde ise bir milyardan fazla kullanıcıya ulaştı.

Viral içerikli ilk YouTube videosu 2005 yılında yayınlandı.  “Yedek Travma Enstitüsü” isimili video, eşsiz indirmeler ve çevrimiçi vızıltılar üretti. İlk sürümünü takiben 280.000’den fazla indirmeye ulaşarak videoların içerik pazarlamasında ne kadar etkili olduğunu da göstermiş oldu. Günümüze gelindiğinde ise bir günde 5 milyar video izlenme sayısına ulaşması ile dijital çağdaki etkisini tartışmaya bile gerek yoktur.  

  • LinkedIn

LinkedIn, 2003 yılında Reid Hoffman ve PayPal ve SocialNet’ten önceki meslektaşlarından oluşan bir ekip tarafından kariyer odaklı profesyoneller için bir sosyal ağ platformu olarak kuruldu.

LinkedIn, “şirket güncellemeleri” özelliğini Ekim 2011’de başlattı ve pazarlamacıların çalışanlarla, müşterilerle ve potansiyel müşterilerle doğrudan iletişim kurmalarına aracı oldu.

  • İnstagram

 2010 yılında Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından geliştirilen ve tanıtılan İnstagram, öncelikle fotoğraf merkezli bir uygulama olarak ön plana çıktı. Ardından 2013 yılında video ile zenginleşerek  Twitter ve Facebook gibi sosyal medyanın öncü uygulamaları arasında yerini aldı. 

Instagram’da paylaşılan ilk fotoğraf 16 Temmuz 2010 yılında Kevin systrom tarafından yayınlandı. Bu tarihten iki yıl dört ay sonra, 2013 Şubat ayında 100 milyondan fazla kullanıcıya sahipti. Günümüzde ise 1 milyar kullanıcıya sahip olan İnstagram içerisinde milyonlarca sayfa pazarlama faaliyetlerini yürütmekte ve potansiyel müşterilerine etkili içerikler sunarak onları gerçek müşterilere dönüştürmeye çalıştırmaktadır.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir